• Bu yazıyı facebooktan aldığım bir mesajın üzerine sizlerle paylaşmak istedim. Belki kötü niyetli bir soru değildi, belki bilginin insanlara aktarılırken ücretsiz olması gerektiğini savunan idealist bir gençti, belki benim bir metot yazmamı sevmemişti belki belki… Toplam 3 cümle olan bir soru beni hakikaten saatlerce düşündürdü. Günlerimi, aylarımı, yıllarımı düşündüm, hakikaten bir işe yaraması için yazdığım bir metodun yazım aşamasında, beyazlayan saçlarımı düşündüm… Yine de verdiğim cevap, düşüncelerim tam doğru mu onu da bilemedim. Ama bu diyaloğu sizlerle de paylaşmak istedim. Lütfen düşüncelerinizi benimle paylaşın.

    Facebook Kullanıcısı:

    Abi merhaba. Kitabını satın almak yerine pdf olarak okuyup o kitaptan bi çok şey kapmam senin için bi sorun oluşturur mu yoksa kitabı yazma amacın kitaptan üç beş kuruş beklemek değil de,bizim gibi yeni yetişenlerin işine yaraması mı?

    Cevabım:

    Merhaba,

    Bu mesajını biraz provokatif buldum. Bir yandan da bayağı bir düşündüm. Umarım aşağıda yazanları okursun. Senin bu sorun üzerinden tabi ki senin ismini vermeden bu sorunun cevabını internet sitelerimde de paylaşmayı planlıyorum haberin olsun. Böyle bir şeye vesile olduğun için ayrıca teşekkür ediyorum.

    Öncelikle bu soruyu beni çok fazla tanımadan yazdığın kanaatindeyim. Çünkü ben yaklaşık 10 yıldır eğitmenlik yapıyorum, bu eğitmenlik yaşamım içinde Türkiye’nin birçok üniversitesinde, lisesinde, ilkokul ve anaokulunda sayısız eğitimler verdim ve eğitimlerimin hepsi ücretsizdi. Bunun dışında yine 10 senedir içeriğini her geçen gün tek başıma büyütmeye çalıştığım, verdiğim bilgiler karşılığında bir kuruş para talep etmediğim bir sitem var, www.gercekdorman.com. Bakmanı tavsiye ederim, çünkü içerisinde davulculuk ve perküsyonculuk adına birçok bilgi, teknik çalışma, haber mevcut. Tabii bütün bunların yanında D52 Davul Metodunun çıkmasının hemen ardından ODTÜ’de, üç gün süren D52 Davul Perküsyon Festivalini yaptım. Türkiye’nin en ünlü 25 davulcusunun katıldığı, 3000’den fazla davul meraklısının takip ettiği ve saatler dolusu bilgi ve eğitim aldığı bu festival tamamen ÜCRETSİZDİ. Bunu ücretsiz tutabilmek için cebimden harcadığım para ise D52’nin kazandırdığı paranın kat ve kat üzerindeydi.

    Bu 10 senelik süre zarfında müzik dershanelerinde ve özel dersler kapsamında davul ve perküsyon öğretmenliği yaptım elbette ve öğrencilerden para talep ettim. Etmek zorundaydım çünkü yaşamımı bir öğretmen olarak kazanıyorum. Ya o öğrencilerim de bana sorsalardı bizden aldığınız “üç beş kuruş” mu daha önemli yoksa yeni yetişenlere destek olmak mı diye? Davul eğitmenliği ile geçinen ben ve benim gibi bunca davulcu nasıl bir cevap vermeli sence bu soruya? Peki, bunu bir okul öğretmenine sorduğunda nasıl bir yanıt almayı beklersin?

    Benim veya roman ya da metot yazan bir başkasının ne kadar kazandığını ve hayatını neyle idam ettirdiğini bilemezsin. Üç beş kuruş kazanç olarak düşünülen şey belki hayatım içinde maddi anlamda önemli bir yer kaplıyordur. Bize bilgi vereceğini ve öğretim hayatımızda önemli olduğunu düşündüğümüz bir kitaba “üç beş” kuruş vermekten kaçınıp, bu eseri yazmak için yıllarını vermiş, onca deneyim ve bilgi biriktirmiş birisinden “üç beş kuruşu” esirgemek bence hiç de doğru ve adil değil.

    D52 Davul Metoduna gelince, bu metot Türkiye tarihinin 3. davul kitabı. Yani 100 yıllık bir tarihte yazılan sadece 3. davul kitabı! Bu 3 kitabın 3ü de çok önemli çünkü Türk davulculuğuna bir anlam katmak, bu işle ilgilenen gençleri yönlendirmek adına önemli eserler. D52 Davul Metodunun içinde, teknik çalışmalardan daha önemlisi, terminolojik bir ansiklopedi var, tür tanıtımları var, anlamlarını daha önce bilmediğimiz (hatta çoğu kişinin varlığından bile haberdar olmadığı) bir sürü olgu ve kavramın açıklaması var. Bence bunlar kitabın içindeki teknik bilgiden daha önemli, çünkü Türkiye’de 100 senedir adı konmayan ve yanlış yerleşen birçok bilgi, Türkçe anlatımla isimlendiriliyor ve literatüre yerleşiyor.

    Bunların dışında D52 bir tek benim kazanç sağladığım bir ürün değil. D52’nin ücretinin içerisinde editöründen yayınevine, matbaasından dağıtımcısına, grafik tasarımcısından kitabevine kadar birçok kişinin kazancı var. Bu kişilerin bir bölümü (ürünü ortaya çıkarma konusunda ne çok ter döken bölümü) kitaplardan kazandıkları o “üç beş kuruş” parayla hayatlarını idame ettirmeye uğraşıyorlar. Özellikle de yayınevi kapsamındaki editörler, redaktörler, grafikler, becerilerini daha popüler alanlarda çok daha yüksek meblağlı paralara çevirebilecekken, insanlar bir şeyler öğrensin, toplumun ve sanatın gelişimine bir faydamız olsun diye üç beş kuruşa talim etmeyi kendileri seçiyorlar. Ama eğer D52 Davul Metodu o üç beş kuruşu bile getirmeyi başaramazsa, ikinci, üçüncü baskı, tüm bu idealistliğe rağmen yine de gerçekleşemez. Topu topu 3 tane olan davul metotlarının 4. sü de asla yazılamaz. Bizler için yaratılan alanlar kısıtlanmaya başlar, siz öğrenciler ise bu durumda daha az kaynakla idare etmek zorunda kalırsınız Sonuçta da elinizde kitap bile kalmaz ki PDF’ini yapasınız!

    D52 benim yazdığım bir kitap olduğu için duygusal yaklaşabilirim ama yaşadığımız topraklarda ilgilendiğimiz alanlarla ilgili daha fazla bilgiye sahip olmak, bu bilginin daha da gelişmesini sağlamak için PDFini okumaya, mp3’ünü indirmeye, internetten izlemeye layık gördüğümüz ama “üç beş kuruş” vermeye layık görmediğimiz bu tarz yerli yayınların, albümlerin, filmlerin devamının gelmesi için inadına onları yüceltme yoluna gidilmesi gerektiğini düşünüyorum.

    Bir davulcu eğitmen olarak sana verebileceğim tek ders şudur: Davulculuk, sadece teknik anlamda gelişmişlik demek değildir. Davulculuk aynı zamanda, sanatsal bakış açısına ve vicdana sahip olmaktır, akil olmaktır ve gelişimi üç beş sayfada değil, vizyon gelişiminde görmektir. Davulculuk, önündeki bir sayfa egzersizin nasıl yapılacağında değil, önündeki hamleleri önceden görebilmektedir. Teknik bilgi edinme ve çalışma ihtiyacını 1 sayfaya değil hayata yaymaktır. Ben bu mesajdan sonra D52 Davul Metodu’nu ücretsiz olarak adresine göndereceğim. Sen bir sonraki Türk çalışma metoduna nasıl ulaşabilirsin, böyle bir ürünün ortaya çıkabilmesi için yine bu üründen faydalanacak kişi olarak ne sorumluluk yüklenebilir ve ne katkıda bulunabilirsin, bence bunu düşünmelisin.

    İlgin için gerçekten çok teşekkür ediyorum. Umarım sana bir şeyler anlatabilmişimdir.

    Sevgilerle,

    Gerçek Dorman.