• Duy ilk şamanın çığlıklarını, hisset vuruşları bedeninde, kaybolup giderken kadim ruhların rüyaları, et ve kemik kalmadı metalden kefeninde… Sokak aralarında koşuşturuken kendi ritmimizi unutmuş bir şekilde, hatırlamazken kalbimizin atışlarının neye benzediğini, yaşam dediğimiz koca rüyanın, Oyun bozan ağır temposuna kaptırmışken vucudlarımızı, bir gün bir saat verelim kendimize yeniden soluk alıp vermenin neye benzediğini hatırlamak için. Unutup kaptırmak, dans etmek, ne şekilde göründüğünü düşünmeden, umursamadan gözlerinin önündekini, kendine hissettirmek kendinin gerçekliğini…

    Bu bir ritim söyleşisidir seni davet ettiğim içine senden başka bir şey koyamayacağın, ağırlığın kadar, çocukluğun kadar, deliliğin kadar, kalbinin atış hızı kadar konuşacağın, senden başka her şeye susacağın bir söyleşi.

    Yorum yok

    İlk yorum yazan siz olabilirsiniz.

    Cevap Yaz

    Buradaki HTML tag ve özeliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>